“İçtüzük değişikliği  Meclis içi darbe”

“İçtüzük değişikliği  Meclis içi darbe”

SEBAHAT KARAKOYUN

CHP’nin, içtüzük değişiklikliğiyle ilgili alt komisyon raporuna yazdığı muhalefet şerhinde, “Orta Asya tipi otoriter rejimlerde örneği görülebilecek ve özü itibariyle ‘Meclis içi darbe’ niteliğinde olan bir İçtüzük değişikliğiyle karşı karşıyayız” denildi.

AKP’nin MHP desteğiyle, parlamentoyu tümüyle etkisizleştirmek ve muhalefeti susturmak için hazırladığı TBMM İçtüzük değişikliği, Alt Komisyon’dan da yine iki partinin işbirliği ile değiştirilmeden geçti.

Teklifi Anayasa Komisyonu’ndan geçirmeden önce tüm partilerin katılımıyla “alt komisyon” oluşturulmasına “şeklen” rıza gösteren AKP, alt komisyonda da bildiğini okumaya devam etti. Bir güne sıkıştırılan alt komisyon çalışmaları sırasında CHP ve HDP’nin önerileri dikkate alınmadı ve AKP-MHP işbirliğiyle verilen önergeyle bir maddede özde bir değişiklik yaratmayan, redaksiyon niteliğinde bir düzenleme yapıldı.

Amaç Meclis’i susturmak, vekilleri hizaya getirmek

CHP ve HDP’nin muhalefet şerhi koyduğu alt komisyon raporu doğrultusunda TBMM Anayasa Komisyonu toplandı.

Alt komisyon çalışmalarına katılan CHP milletvekilleri Muharrem Erkek ve Murat Emir’in rapora yazdıkları muhalefet şerhinde, teklifin “Milletvekillerinin konuşmaması ya da söz hakkının kısıtlanması üzerine inşa edildiği” belirtildi.

Muhalefet şerhinde, teklifin özü itibariyle “içtüzük değişikliği değil, OHAL KHK’sı” niteliği taşıdığına dikkat çekilen muhalefet şerhinde, “Teklif, İçtüzüğü düzenlemekten öteye, milletvekillerini hizaya getirmeyi ve sadece milletvekillerini değil, Meclis’i susturmayı amaçlamaktadır. Düşük yoğunluklu demokrasilerde ve Orta Asya tipi otoriter rejimlerde örneği görülebilecek ve özü itibariyle “Meclis içi darbe” niteliğinde olan bir İçtüzük değişikliğiyle karşı karşıyayız “denildi.

CHP’nin muhalefet şerhinin dikkati çeken bölümleri özetle şöyle:

Dayatmacı yöntem

Tıpkı her iki partinin getirdiği Anayasa değişikliği teklifinde olduğu gibi, İçtüzük değişikliği teklifi de parlamento tarihimizde istisnai olarak başvurulan çoğunlukçu (dayatmacı) yöntem benimsenmiş, uzlaşmadan uzak, konunun uzmanlarının görüşlerine başvurulmadan kapalı kapılar ardından iki parti temsilcileri tarafından hazırlanmıştır. Bu tutum, parlamento hukukumuzun gelişmesine de darbe niteliğindedir. Hızlı ve çok sayıda kanun çıkarmak için dayatmacı bir yöntem benimsemek, uzlaşmamak için gerekçe olmaktan öteye gidememektedir. Bilindiği gibi, uzlaşmaya dayanarak hazırlanan tasarı ve teklifler, yüzlerce maddeden oluşmasına rağmen birkaç gün içinde Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilebilmektedir. Parlamento tarihimiz bunun örnekleriyle doludur.

Anayasa’ya aykırı

Bahsi geçen TBMM İçtüzüğü teklifi, birçok açıdan Anayasa’ya aykırılık da taşımaktadır. Getirilen İçtüzük değişikliği teklifi milletvekillerinin söz haklarını kısıtlayarak demokrasiye, ifade özgürlüğüne, siyasi partilerin kuruluş amaçlarının gerçekleşmesine aykırıdır. Ayrıca yasama yetkisinin kısıtlanmasına ve dolayısıyla egemenliğin temsilciler aracılığıyla kullanılamamasına, TBMM’nin görev ve yetkilerinin yerine getirilememesine, Milletvekillerinin ve kamuoyunun bilgi edinme yollarının daraltılmasına neden olmaktadır. Bunlar, Anayasa’ya aykırılığı doğurmaktadır.

İçtüzük değişikliği teklifine genel olarak baktığımızda, nerede Milletvekilinin konuşma, siyasi parti gruplarının gündem belirleme hakkı varsa bunlar kısıtlanmakta ve disiplin cezalarıyla milletvekilleri hizaya getirilmek istenmektedir.

Kategori: Siyaset

Etiket: , , , , , , , , ,

53 izlenme

Yorum Yapın